Göz Hastalıkları

Göz bozuklukları, bulanık görme, çift görme, parlak bir ışığın etrafında hale görme, şaşılık, baş ağrısı, istemsizce göz kısma, göz yorgunluğu (Gözleri yorgun veya ağrılı hissetme)…

Göz bozuklukları, bulanık görme, çift görme, parlak bir ışığın etrafında hale görme, şaşılık, baş ağrısı, istemsizce göz kısma, göz yorgunluğu (Gözleri yorgun veya ağrılı hissetme), herhangi bir şeyi okurken veya bilgisayar ekranına bakarken odaklanamama ile kendisini belli eder.

Bulanık görme, görme keskinliğinin kaybolması ve ince ayrıntıları normal insanlara oranla net olarak görememe olarak tanımlanır. Bulanık görme göz hastalıklarıyla ilişkili olabileceği gibi migren, karbonmonoksit zehirlenmesi, zona hastalığı, menenjit ve ensefalit gibi farklı hastalıklardan kaynaklı da oluşabilir.

Göz yorgunluğunun belirtileri arasında şunlar yer alır: - Göz çevresi ve alında ağrı hissi: Uzun süre ekrana bakmak gözlerde ağrı ve yanma hissine neden olabilir. - Bulanık görme: Göz yorgunluğu, gözlerinizin odaklanma yeteneğini etkileyebilir ve bulanık görme hissi yaratabilir.

Görme alanında ışığın yanıp sönmesi, zikzaklı çizgiler, dalgalı görme migrenin tipik belirtisini olabilmektedir. Fakat bu şikayetleriniz varsa göz arkasında yırtık riski de bulunduğundan mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekmektedir.

Siyah çay, salatalık gibi ürünler ile gözlere kompres yapılarak gözleri dinlendirmek mümkündür. Soğuk suya batırılmış ıslak havlu ya da bez ile de gözler dinlendirilebilir. Papatya çayı içmek ise vücudu sakinleştirdiği gibi gözlerin de dinlenmesine yardımcı olacaktır.

A vitamini içeren havuç, ıspanak, tatlı patates, marul, pırasa ve maydanoz gibi bitkisel gıdalar ile ton balığı, somon balığı, keçi sütü, inek sütü, yumurta ile ciğer gibi hayvansal gıdalar görme keskinliğini koruyor. Bu besinleri düzenli olarak tüketmek göz sağlığınız için önemlidir.

Bu rahatsızlıkların bir kısmı doğuştan, bir kısmı ise çevresel faktörler sonucunda meydana gelebilmektedir. Doğuştan görülmekte olan göz rahatsızlıklarının kendiliğinden geçmesi mümkün değildir, fakat çevresel faktörlerin neden olduğu rahatsızlıkların kendiliğinden geçebildiği bilinmektedir.

Ani görme kayıpları en sık göz damarlarında tıkanma, göz içi kanamalar ve göz siniri bozukluklarına bağlı olarak gelişir. Yavaş yavaş gelişen görme kayıpları ise en sık katarakt, göz kusurları, şeker hastalığı, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı gibi durumlara bağlıdır.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde vitreo-retinal hastalıklar, katarakt-refraktif cerrahi, oküloplastik cerrahi, glokom (göz tansiyonu), şaşılık, pediatrik oftalmoloji, nörooftalmoloji gibi branşlarda hizmet verilir.

Retinal arter tıkanıklığı, glokom (göz tansiyonu), retina yırtığı gibi hastalıklar göz sağlığı için çok ciddi riskler taşıyan hastalıklardır.

Günümüzde, beyin hastalıkları olan Alzheimer, Parkinson ve MS (Multipl Skleroz) gibi hastalıklar sinir dokularının ilerleyici bozukluklarına neden olarak görme bozukluklarına neden olabilmektedirler.

Hastaların büyük bir bölümünde herhangi bir belirti görülmez. Erken dönemde bazı hastalarda sabahları belirginleşen baş ağrıları, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, televizyon izlerken göz etrafında ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kesin tanı birtakım testlerle konulur.

Gözlerde kanlanma, şişme, çapaklanma, sulanma, kızarıklık, kaşıntı, gözlerde yanma veya batma, kirpiklerde yapışıklık gibi belirtiler göz enfeksiyonunu kendiliğinden belli eder.

Tümör sonucunda gözde genellikle ilk olarak bulanık görme problemi ortaya çıkar. Sonrasında çift görme ve gözde kör noktalar meydana gelir. Tümör büyüdükçe optik sinirlere yaptığı baskı artar ve sonucunda görme kaybı ortaya çıkar.

Stres, pek çok hastalık üzerinde etkili olabilirken göz sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Yoğun stres altında bulunan kişiler bulanık görme, odaklanma sorunları, görüş alanı daralması, göz kenarlarında cisimleri görme ve gözlük numaralarının artması gibi belirtiler yaşayabilirler.

Göz, orbita adı verilen kemikten bir koruyucu çukur içinde yer alır. Orbitanın içinde, altı adet göz dışı kas göze bağlanır. Bu kaslar gözün aşağı-yukarı ve yanlara doğru hareket etmesini ve gözün dönmesini sağlar. Göz dışı kaslar gözün sklera adı verilen beyaz kısmına bağlıdır. Optik sinir denilen yapı ile doğrudan beyne bağlanır.

Glokom veya göz tansiyonu, gözün arkasında ki gözü beyne bağlayan optik sinire zarar vererek görme kaybına neden olan ve tedavi edilmediğinde körlüğe kadar gidebilen göz hastalığıdır. Göz tansiyonu hastalığı bulunanların yarısı bu hastalıklarının farkında değildir.

Tansiyonun göze vurması özellikle tansiyon hastalığı iyi tedavi edilmeyen kişilerde meydana gelir. Hipertansiyonun göze vurması durumunda retina tabakasından damardan sızıntı meydana gelir, bu sızıntılar görme merkezini etkilediğinde görmede bulanıklık, az görme ve tedavi edilmediğinde körlük meydana gelir.

Keratit, korneanın iltihaplanmasıdır. Belirtileri arasında kızarmış gözler, gözlerde ağrı ve tahriş, bulanık görme, ışığa duyarlılık, gözü açamama, gözde akıntı gibi bulgular yer alır. Keratit, hemen teşhis edilip tedavi edilmelidir.

Yaygın bakteriyel göz enfeksiyonlarının tedavisi mümkündür ve bu amaçla reçeteli antibiyotikli göz damlaları veya merhemler kullanılır ve kompres uygulaması yapılır. Çoğu yaygın viral göz enfeksiyonu kendiliğinden geçer. Ağır viral göz enfeksiyonlarında ise antiviral göz damlası verilebilir.

Konjonktivit göz yüzeyini örten konjonktiva adı verilen zar tabakanın enfeksiyonudur. En sık kırmızı göz nedeni olan konjonktivitler içinde adenoviral konjonktivit, en bulaşıcı, en uzun süreli ve şiddetli seyreden virüs enfeksiyonu tipidir. Bununla beraber diğer sıklıkta gördüğümüz uçuk virüsü de göz virüsleri arasındadır.

En yaygın göz hastalıkları arasında miyop, astigmat, hipermetrop gibi kırma kusurları, katarakt, kuru göz, konjonktivitler, kirpik iltihapları, şaşılık gibi rahatsızlıklar bulunmaktadır.

Astigmat, kornea veya göz merceği kavisinin normal şekilde olmamasının bulanık görme sorununa yol açtığı bir göz kusurudur. Işık göze girdiğinde anormal kavislenmeye bağlı olarak retinada odaklanma sorunu yaşanır ve net olmayan bir görüntü oluşur.

Eğer yakını göremiyorsanız (hipermetropsanız), size uzak nesneleri net şekilde görür ancak size yakın olan nesnelere odaklanmakta zorluk yaşarsınız. Yakını göremeyen kişiler yaşlandıkça, uzağı görmeleri de daha zor hale gelebilir.

Göz tembelliği, göz ve göz sinirinde hiçbir yapısal bozukluk olmamasına rağmen bir gözün, diğerine oranla normal sınırlardan daha az görmesi olarak tanımlanır. Tedavisinde göz kapama ve nörovizyon tedavileri uygulanabilir.

Nörolojik göz hastalıkları arasında optik nörit, papil ödemi, optik atrofi gibi rahatsızlıklar yer alır. Bu hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi önemlidir, çünkü ilerlediklerinde ciddi görme kaybına neden olabilirler.

Tiroid fonksiyon bozukluğu, bazı ciddi göz sorunlarına yol açabilir. Özellikle Graves hastalığı olarak bilinen tiroid hastalığı, gözleri etkileyebilir ve görme sorunlarına, şaşılığa ve çift görme gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Ana toplardamar, görme sinirinin arkasında bulunur. Damar tıkanıklığı durumunda retina tabakasından damardan sızıntı meydana gelebilir ve görme kaybına yol açabilir. Bu nedenle damar tıkanıklığı acil bir göz sorunudur.

Trahom, gözlerin konjonktiva, kornea ve gözkapaklarını etkileyen, süregen bir göz hastalığıdır. Gözde kesecikler ve nedbe benzeri lezyonlara yol açabilir.

Fuchs kornea distrofisi, korneanın arka tabakasındaki endotel hücrelerinin hastalığıdır. Kornea kalınlaşır, bulanıklaşır ve görme azalır. Ödem korneanın dış yüzeyine ulaştığında, kabarcıklar ve ağrı oluşturabilir.

İritis, iris veya iris ve siliyer cismin iltihaplanmasıdır. Gözde ağrı, kızarıklık ve hassasiyet gibi belirtilere yol açabilir.

Işık Varsa, Umut Vardır!

Randevu

Gözleriniz için doğru adımı bugün atın

Göz sağlığınızla ilgili sorularınız mı var? Op. Dr. Kadir Erdoğan Er ile muayene ve randevu oluşturmak için bize ulaşın.